WISPMANAGER

Beştaş’tan AKP’ye: Bu bütçe sizin taziyenizdir

Beştaş’tan AKP’ye: Bu bütçe sizin taziyenizdir
124
19 Aralık 2020 - 1:38

Genel Kurul’da bütçenin geneli üzerinde konuşan HDP Grup Başkanvekili Meral Danış Beştaş, iktidarın çöküş yaşadığını belirterek, “Artık kendi siyasi hayatınızın mezar kazıcısı durumundasınız. Bu bütçe de sizin taziyenizdir” dedi.

Halkların Demokratik Partisi (HDP) Grup Başkanvekili Meral Danış Beştaş, Meclis Genel Kurulu’nda bütçenin geneli üzerine konuştu.

Beştaş, sözlerine cezaevinde bulunan siyasetçileri ile açlık grevinde olan tutukluları selamlayarak başladı. Beştaş, 2008 yılında ortaya çıkan krizin tüm dünyaya yayıldığını belirterek, krize karşı uluslararası sermayenin sağ popülist liderlere sarıldığını dile getirdi. Beştaş, Türkiye’nin önünde iki yolun olduğunu belirterek, “Ya Kürt Sorunu’nun çözümü başta olmak üzere demokratikleşmeyi sağlayacaktı ya da otoriter bir yola girecekti. İktidar dünyadaki bu gelişmeleri görüp zaten sınırlı olan demokrasi, adalet, eşitlik ve özgürlükleri baskı altına aldı. Türkiye halklarına OHAL şartları altında Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi denen otoriter yönetim sistemini dayattı” dedi.

‘SARAY TEBAASINA ÇOKLU MAAŞ’

Yeni rejimin Türkiye halklarını siyasi ve ekonomik anlamda süreklileşmiş krize ve siyasi etikten yoksun politika anlayışına mahkûm ettiğini vurgulayan Beştaş, “Bu sistem saray tebaasına çoklu maaş sistemi, yandaşa ısmarlama ihale düzeni; halka ise istibdat rejimi, yoksulluk, işsizlik, baskı ve sefalet getiriyor. Kürt Sorunu’nun demokratik çözümünün inkâr edildiği ve AKP-MHP ittifakının kurulduğu gün faiz oranı 7,5 idi. Saray rejimine geçildiği gün 17,5, bugün de 15 puan. Demek ki, ‘faiz lobisi’ sizlerin otoriterleştiği bataklıkta büyüyor. Siz saraylar inşa ettikçe faiz lobisi kazanıyor. 2015 Haziran ayında bu memlekette 3 milyon işsiz vardı. Siz halk iradesini hiçe saydınız, sırf iktidarda kalmak için topluma şiddeti dayattınız. OHAL şartlarında Saray rejimine geçtiğiniz gün işsiz sayısı 4 milyona ulaştı. Bugün ise tam 10 milyon işsiz insan var” şeklinde konuştu.

‘ÇİLLER DEVALÜASYONU YAŞATTI’

“’Kur saldırısı’nın sorumlusu Saray rejimi, Türkiye halklarına adı konmamış bir Çiller devalüasyonu yaşattı” diyen Beştaş, sözlerini şöyle sürdürdü: “Saray’ın gösterişli ve bol israflı davetlerinin baş konukları olan 90’ların karanlık yüzleri, ekrana her çıktıklarında, Türkiye’ye tanzim kuyrukları, askıda ekmekler, ödenemeyen ilaç paraları, batan SGK’lar yeniden geldi. Karl Marx’tan ilhamla söylersek; sizler, kriz büyüdükçe ‘90’lardan ruhları geri çağırıyor, onların beka sloganına sarılıyor, milliyetçi kıyafetlerini’ giyiyorsunuz. Onlar ‘hayali ihracat’ ile kötü ün sahibi olurken, sizler ‘hayali istihdam’ ile tarihin kara sayfalarına yazılıyorsunuz. Fakat bilmiyorsunuz ki, tarihte olaylar iki defa yaşanır. Birincisinde trajedi, ikincisinde komedi olarak!”

‘ÇÖKÜŞ YAŞANIYOR’

Ekonomik krizin inkar edilemeyecek duruma geldiğini dile getiren Beştaş, bir çöküşün yaşandığının altını çizdi. Beştaş,açıklamasının devamında şunları belirtti: “Peki, biz bu çöküşe nasıl geldik? Türkiye ekonomisini rant, özelleştirmeler, sermayeye yapılan vergi kıyakları ve halkı borçlandırma ile büyük bir çöküşün eşiğine getirdiniz. 2010 yılından bu yana 6 defa borçların ve alacakların yapılandırıldığına şahit olduk. Sadece bu yapılandırma süreçlerinde bile AKP’nin yurttaşları nasıl borç batağına sürüklediğini görüyoruz. Peki, soruyoruz; 10 yıldır her yıl artan borcun büyüklüğüne bakmıyor musunuz? Her yıl artan yurttaşın ödeyememe gücünü, halini görmüyor musunuz? Oysa bizler biliyoruz ki, söz konusu halkın borcu olunca gözlerinizi ve kulaklarınızı kapatma konusunda sizden becerikli tek bir iktidar yok. Ama sıra yandaş sermayeye gelince, ‘gelsin aflar, gitsin borçlar’ nakaratını tekrarlayıp duruyorsunuz.”

‘TALİMATLARI SARAYDAN ALAN KOMİSYON’

“Merkezi Uzlaşma Komisyonu adında tüm talimatları saraydan alan bir komisyon var” diyen Beştaş, “Bu komisyon ne yapıyor? Borcu veya cezası olan yandaş şirketlerin borçlarını uzlaşma ile düşürüyor. 2007 yılından bu yana Uzlaşmaya Konu Olan Vergi Borcu 6 Milyar 526 Milyon TL iken bu rakam 1 Milyar 765 Milyon TL’ye düşürüldü. Yine 2007 yılından bu yana Uzlaşmaya Konu Olan Ceza 7 Milyar 316 Milyon TL iken, bu rakam 73 Milyon TL’ye düşürüldü. Gençlerin KYK borçlarını silmeye gelince ‘uzlaşma’ yok. EYT’lilerin hakkını teslim etmeye gelince ‘uzlaşma’ yok. Şimdi size soruyoruz; Siz kimlerin borcunu, kimler için, hangi gerekçelerle siliyorsunuz ya. Sizler yaptığınızın açık şekilde kayırma olduğunu bildiğiniz için açıklama dahi yapamıyorsunuz. Ama biz bunun hesabını soracağız. Rant ve sermaye için buhar ettiğiniz her kuruşun hesabını soracağız. Bu rantçı, işçi düşmanı, faizci ekonomi anlayışını ortadan kaldıracak; ekonomik sistemi komple yapılandıracağız.

BU BÜTÇE SİZİN TAZİYENİZDİR

Erbakan özelleştirmeler, satılan KİT’ler için, üreten kurumların yandaşa verilmesine ithafen ‘evlatlarınızı yiyorsunuz’ demişti. 2002 yılından bu yana 110 milyar TL’nin üzerinde özelleştirme yapıldı. Hisse satışlarından taşınmaz devirlerine kadar her şey satıldı. Bu memleketin 80 yılda sattığının 55 katını sadece 18 yılda tek başınıza sattınız. En başarılı hükümet biziz naraları atıyorsunuz ya alın size başarı tablosu. Elde pek bir şey kalmayınca emlakçı olup arsa satmaya başladınız. AKP-MHP ittifakı artık bir Emlak Anonim Şirketidir. Bu şirketin aynı zamanda yeni mesleği defineciliktir. Hani Türkiye’nin 766 bölgesinde maden ihalesi açarak her yerini kazdınız ya, sizden ala defineci mi olur. Ama bilin ki bu yeni meslekleriniz sizi kurtaramayacak! Artık kendi siyasi hayatınızın mezar kazıcısı durumundasınız. Bu bütçe de sizin taziyenizdir.

AKP-MHP İTTİFAKI BETON İTTİFAKIDIR

Bu uğursuz ittifak Türkiye’yi bir savaş makinesine çevirdi ve bununla her fırsatta övünüyor. Bu ittifakın güvenlik aygıtlarının kendisi insanlarımız ve halkımız için bir güvenlik sorunu haline geldi. Eğer bir ülkede, çocuklar panzerler tarafından uykularında öldürülüyorsa, işsizlikten ötürü intiharlar gerçekleşiyorsa, açlık ve yoksulluktan ötürü insanlar sokak ortasında bedenlerini ateşe veriyorsa, bu ülkede güvenlik aygıtı halkın can ve mal güvenliğinin tehdit eder hale gelmiştir. Bu sebeple, AKP-MHP ittifakı barut ve metal olmadan yaşayamayan bir beton ittifakıdır. Asıl güvenlik sorunu bu ittifakın kendisidir. 18 yıllık iktidarınızda yoksulun hakkını savunamadığı, işsizin umudunu yitirdiği bir ülke yarattınız. Halkı açlıkla, emekçileri yasaklarla, gençleri baskılarla terbiye etmeye çalıştınız. Bu politikalarınızla en çok da kadınları hedef aldınız. En az 20 milyon kadının tamamen çalışma yaşamının dışında tutulduğu Türkiye’de, ekonomik kriz ile kadın istihdamı yüzde 25’e geriledi. Yetmedi, kadınlara kölelik koşullarında çalışma dayattınız. Böylece yüzlerce yıldır biriken kadın eşitsizliğini ve yoksulluğunu tarihte görülmediği kadar derinleştirdiniz.

DÜNYAYA ÖRNEK OLAN KADIN DİRENİŞLERİ

Kadın karşıtlığınızı ekonomi politikalarından tutalım da toplum mühendisliğinize kadar geniş alana yaydınız. Ama sizler de biliyorsunuz ki, AKP-MHP ittifakına karşı kadın direnişi görkemli şekilde gerçekleşti. 8 Mart’ta kadınlar TOMA’larınızı, gaz bombalarınızı anlamsız hale getirdi. Dünyaya örnek olan dayanışmalarla kadınlar direndi. Ayrıca kadınlar sadece baskıya ve şiddete karşı direnmedi! Eş zamanlı olarak birçok kazanım elde etti. Bunları güvence altına aldı. Kadın özgürlükçü mekanizmalar inşa etti. İstanbul Sözleşmesi ve eşbaşkanlık sistemi kadınların bu temel kazanımlarından ikisidir. İşte HDP eşbaşkanlık sistemini tam da bu amaçla hayta geçirmiştir.

MUTLAKA BİZ KADINLAR KANACAĞIZ

Ancak iktidar İstanbul Sözleşmesi ve eşbaşkanlık başta olmak üzere kadınların bütün kazanımlarına saldırıyor. Fakat burada bir kez daha belirteyim, Türkiyeli kadınlar kazanılmış haklarını korumak ve bunları büyütmek için direniyor. Şimdi bu direnişi, büyük bir zafere götürme zamanıdır. Toplumsal cinsiyete duyarlı bütçeyi bu ülkeye kadınların gücüyle getirme zamanıdır. Kadın işsizliği, yoksulluğu, ayrımcılığına son verme zamanıdır. Biz kadınlar biliyoruz ki, her türlü yoksulluğa, krize karşı en önemli çözüm; örgütlü mücadelemiz ve dayanışmamızdan geçiyor. Dayanışma ile örgütlü mücadele ile başaracağız ve mutlaka biz kadınlar kazanacağız.

BORÇ FATURASINI YURTTAŞLARA ÇIKARIYORSUNUZ

Bu iktidarın ülkeyi getirdiği yer, büyük bir borç batağıdır. Bu borç batağından çıkmak için ne yapıyorsunuz? Faturayı yurttaşlara çıkarıyorsunuz. Yandaşlarınıza vergi indirimleri yaparken yurttaşa borç dağıtıyorsunuz. Yurttaşlar evinin kirasını ödemek, ısınmak ve karnını doyurmak için borçlanmak zorunda kalıyor. Faturalarını ödemek için borçlanmak zorunda kalıyor. Halkın yastık altında biriktirdiği tek şey daha fazla borç. Bir kez de siz vergi cennetlerinde biriktirdiklerinizi getirseniz! Gerçi sizin zula yaptığınız paralar o kadar çoktur ki yastık altlarına sığmaz. 17-25 Aralık’tan bu yana sıfırladığınız paralarla, tek bir borçlu insan ve esnaf kalmaz.

İSRAF VE LÜKS

Bir de israf ve lüks var bu iktidarın karnesinin en yıldızlı köşesinde. Atadığınız kayyımların ‘zıkkım olacak’ dediğimiz banyoları, tonlarca kadayıfları, bakanların tespihleri, tonlarca kuruyemişlerini unutmadık. Milyonlarca liralık temsil giderleri, makam araçları itibar ile açıklanamaz. İtibardan tasarruf olmaz diye bir saçmalık bu ülkenin halklarının dinleyeceği, onaylayacağı bir söylem değildir. Çünkü israftan itibar çıkmaz. Siz israftan itibar çıkarmak için halkın boğazındaki ekmeği, işçinin alın terindeki kıdem tazminatını, asgari ücreti, tencerede kaynayan çorbayı, buzdolabındaki gıdayı, cüzdandaki parayı talan ettiniz.

BİZİM HEYBEMİZDE HALK SİZİNKİNDE YANDAŞLAR

2021 yılı bütçe görüşmeleri boyunca bizler halkların yaralarını konuştuk. 7 Aralık ile 15 Aralık arasındaki görüşmelerde 344 defa kadınların sorunlarından, 211 defa emek hayatının sorunlarından, 150 defa açlık ve yoksulluktan, 43 defa ihale, israf, yolsuzluktan bahsettik. Sizler ise 34 defa kadın, 4 defa emek ve sadece bir defa yoksulluk dediniz. Bizler açlıktan, işsizlikten, gençlerin sorunlarından bahsettik. Sizler her kürsüye geldiğinizde ‘Sayın Cumhurbaşkanımız’ dediniz. ‘Güvenlik’ dediniz. Sizlerin pusulası Sarayı, bizlerin ise halkı gösteriyor. Hani derler ya ‘dil varlığın heybesidir’ diye. Bizim heybemizde ezilenler var, sizin heybenizde Saraylar. Bizim heybemizde halk var, sizin heybenizde yandaşlar!

PANDEMİ

Türkiye’de krizde olan ekonomi AKP’nin pandemi sürecini kötü yönetmesi ile büyük bir çöküşe doğru gidiyor. AKP-MHP ittifakı ‘pandemi krizini fırsata çevireceğiz’ diye çıktığı yolda büyük bir ekonomik çöküşün sebebi oluyor. Bizi kıskanıyorlar dediği dünya ülkeleri pandemi kısıtlamalarında işçiye, işsize, esnafa milyarlarca dolar güvence verirken, bu iktidar ikinci kısıtlamalarda tek bir güvence dahi veremeyerek tarihin utanç sayfalarına adını yazdırdı. Koronavirüs ile sağlık bakımından mücadele edemeyen bu ittifak, ekonomik açıdan tam bir felaket lokomotifi gibi ilerliyor. Bizler tüm parlamentoya sesleniyoruz. Bu ittifak, yönetme ehliyetini yitirdi. Gelin acil adımlar atalım. Pandemideki kısıtlamalara, halka güvenceler ile karşılık verelim. Gelin, pandemiden daha büyük felaketler getiren AKP-MHP ittifakına karşı esnafın, işsizin, gençlerin, kadınların yanında olalım!

YENİ YAŞAM EKONOMİSİ

Türkiye’nin gençlerini, kadınlarını ve yoksullarını ‘asr-ı saadet’ diyerek yola çıkıp ‘saadet zincirleri’ kuranlardan kurtaracağız. ‘Halka hizmet eden garson devleti yaratacağız’ diyen ama ülkeyi açık cezaevine, halkı aç, bi-ilaç hale, devleti gardiyan devlete çevirenlere karşı eşitlikçi ekonomiyi hep birlikte var edeceğiz. HDP ile Türkiye halkları tek adamın, yandaşların, vakıfların otoritesinden kurtulacak. Bilimin, bilginin, liyakatin otoritesini yaşayacak. Kişinin eline, ailenin keyfine, yandaşın insafına bırakılan değil; ortak akla, müzakere ve katılıma dayanan bir ekonomik sistemi yaratacağız. Yeni Yaşam Ekonomisini hayata geçirerek bu toprakların bereketini yeniden dirilteceğiz. Yüz yıldır bu ülkede ilk defa halk için çalışan, halkla birlikte yoksulluğa, işsizliğe, sömürüye karşı mücadele eden ‘yeni yaşam ekonomisini’ var edeceğiz. Bizler, açlık ve yoksulluktan dolayı insanlar intihar ederken ‘ohhh’ çekenlerin değil, ‘ahh’ çekip hep birlikte açlık ve yoksulluğu bitirenlerin iktidarını yaratacağız.

MEYDAN OKUYORUZ!

2021 Bütçe görüşmelerinde de gördük ki, iki Türkiye gerçekliği ile karşı karşıyayız. Birincisi, iktidar ve çevresinin yaşadığı sınırları misak-ı saray olan AKP’nin hayali Türkiye’sidir. İkincisi ise 82 milyonun umutsuzca yaşadığı açlık, sefalet ve işsizliğin yaşandığı; dünü, bugünü; barışı ve mutluluğu çalınmış Türkiye’dir. İktidarınızın Türkiye’si 17-25 Aralık yolsuzluklarının ve kayyım hırsızlıklarının Türkiye’sidir. Halkın Türkiye’si ise 7 Haziranların 31 Martların 23 Haziranların hesap soranların ve direnenlerin Türkiye’sidir. Halkın yaşadığı Türkiye, AKP’nin hayali Türkiye’sinden çok daha büyüktür. And olsun ki, bizler, halkların Türkiye’sinin geleceğini eşit, adil, özgür bir yaşamla taçlandıracağız. Adil ve özgür bir yaşam için fikrimizle, inancımızla, irademizle meydan okuyoruz.”

Sitemizde yayınlanan haberlerin telif hakları Wispmanager kaynaklarına aittir, haberleri kopyalamayınız.